Türkiye'de eğitim seviyesi, ülkemizin gelişmişlik düzeyi, toplumsal yapısı ve ekonomik potansiyeli gibi faktörlere bağlı olarak sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişkenlikler, ülkemizdeki eğitim seviyesi, eğitim kalitesi ve eğitim fırsatlarına da yansımaktadır.
Türkiye'de eğitim sistemi, 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. Bu tarihten sonra, Türkiye'de eğitim seviyesi sürekli olarak gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Günümüzde ise Türkiye, yükseköğrenim seviyesinde ve lisansüstü düzeyde eğitim veren üniversiteleri, yükseköğretim kurumları ve meslek yüksekokullarıyla birlikte eğitim konusunda önemli bir rol oynamaktadır.
Türkiye'de eğitim seviyesi, temel eğitim, ortaöğretim ve yükseköğretim olmak üzere üç aşamada gerçekleşmektedir. Temel eğitim, 6-14 yaş arasındaki çocuklara verilen bir eğitimdir ve Türkiye'de zorunlu olarak uygulanmaktadır. Ortaöğretim, 15-18 yaş arasındaki öğrencilere verilen bir eğitimdir ve lise olarak bilinmektedir. Yükseköğretim ise, üniversiteler ve meslek yüksekokulları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.
Türkiye'de eğitim seviyesi, son yıllarda önemli ölçüde gelişme göstermiştir. Ülkemizdeki okuma yazma oranı, son yıllarda artarak %97,3'e yükselmiştir. Bu oran, Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olarak eğitim alanında yaptığı çalışmaların bir sonucudur.
Ancak, Türkiye'de hala eğitim konusunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle, eğitim kalitesi ve eğitim fırsatları, ülkenin farklı bölgeleri arasında önemli farklılıklar göstermektedir. Bu durum, ülkemizdeki eğitim seviyesinin eşit şekilde gelişmesini engellemektedir. Ayrıca, öğretmenlerin maaşları ve eğitim sistemiyle ilgili diğer sorunlar da Türkiye'deki eğitim seviyesinin yükselmesini engelleyen diğer faktörler arasındadır.
Sonuç olarak, Türkiye'de eğitim seviyesi sürekli olarak değişkenlik göstermekte olup stabil bir söylemde bulunmak zordur.